Türkiye’nin ilk ay görevi başlıyor

Türkiye’nin ilk ay görevi başlıyor
A+
A-

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladıkları Ay uzay aracını, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ’a uğurladıklarını açıkladı.

Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk Ay görevi kapsamında geliştirilen “Ay Uzay Aracı Projesi”nde gelinen son durumu, TÜBİTAK UZAY OPMER’de gerçekleştirilen “Ay Araştırma Programı Basın Toplantısı”nda paylaştı.

Ay Araştırma Programı’nda önemli bir eşiği geride bıraktıklarını anlatan Kacır, “Ay’a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız uzay aracımızı, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimize, USET’e uğurluyoruz. Türkiye’nin ilk derin uzay görevine uzanan yolculuğumuzda attığımız bu adımın, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Kacır, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

AY UZAY ARACI USET’E UĞURLANDI: Ay Araştırma Programımızda önemli bir eşiği geride bırakıyoruz. Ay’a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız Uzay Aracımızı, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’mize uğurluyoruz. Türkiye’nin ilk derin uzay görevine uzanan yolculuğumuzda attığımız bu adımın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin ülkemiz için stratejik avantajlar sunduğu anlayışı ile hareket ederek “Kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye” hedefine adım adım ilerliyoruz. Bu anlayışın ilk örneğini savunma sanayiinde sergiledik.

UZAYDA ARTIK DAHA FAZLA ÜLKE SÖZ SAHİBİ: İnsansız hava araçlarının muharebe sahasında oluşturacağı dönüşümü erkenden gördük; kendi platformlarımızı ve kritik teknolojilerimizi geliştirerek ülkemizi insansız hava araçlarında dünyada öncü konuma taşıdık. Ülkemiz için benzer bir fırsat penceresi uzay teknolojilerinde mevcut. Son 20 yılda fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüş, uzay çalışmalarını birkaç ülkenin tekelinden çıkardı. Uzay; artık daha fazla ülkenin söz sahibi olabildiği, tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine farklı alanlarda yeni çözümlerin geliştirildiği ve hızla yaygınlaştığı bir sahaya dönüştü. Uzay bugün; bilimsel keşiflerin yanı sıra teknolojik üstünlüğün, ekonomik rekabetin ve stratejik bağımsızlığın da en önemli mücadele alanlarından biri hâline geldi.

KENDİ UYDULARINI TASARLAYAN TÜRKİYE: Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştiren, bilimde ve teknolojide küresel ölçekte iddia sahibi olan ve hedef ufkunu daima yukarı taşıyan ülkemizi, uzayın sunduğu bilimsel, teknolojik ve ekonomik fırsatlardan en üst düzeyde yararlanan ülkeler arasına taşımakta kararlıyız. Bu vizyonu mümkün kılacak zemini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 23 yılda kararlı adımlarla inşa ettik. İnsan kaynağımıza yatırım yaparak, araştırma ve teknoloji altyapılarımızı geliştirerek, kritik kabiliyetlerimizi yerlileştirerek Türkiye’yi; kendi uydularını tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda başarıyla işleten sayılı ülkeler arasına taşıdık.

GERÇEKLEŞTİRİLEN HER BİR PROJE, YENİ KABİLİYETLERİN VE KAZANIMLARIN ÖNÜNÜ AÇIYOR: İlk meyvelerini Bilsat ve Rasat uydularıyla aldığımız uydu teknolojilerinde yerlileşme ve millileşme çalışmalarımızın eseri, gözlem uydumuz GÖKTÜRK-2; 13 yıldır uzaydaki gözümüz olarak görev yapıyor. GÖKTÜRK-2’de kazandığımız mühendislik birikimini, Türkiye’nin ilk metre altı çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE ile çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranına sahip İMECE uydumuzda; metre altı çözünürlüklü elektro-optik kameradan uçuş bilgisayarına, elektrikli itki sisteminden haberleşme alt sistemlerine kadar pek çok kritik teknolojiyi kendi imkânlarımızla geliştirdik. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaştığımız TÜRKSAT 6A ile Türkiye’yi kendi haberleşme uydusunu tasarlayan, üreten 11 ülke arasına taşıdık. Gerçekleştirdiğimiz her bir proje, yeni kabiliyetlerin ve kazanımların önünü açıyor. Edindiğimiz her yeni yetkinlik; daha ileri teknolojiler geliştiren, daha karmaşık ve iddialı projeleri hayata geçiren bir ülke olarak özgüvenimizi pekiştiriyor. 

TÜRKSAT 7A ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK: Yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip; afet iletişimi, kamu hizmetleri ve güvenli haberleşme ihtiyacına cevap verecek ek görev yüklerini bünyesinde barındıracak TÜRKSAT 7A uydumuzun çalışmalarına başladık. Yeni nesil takım uydularımız İMECE-2 ve İMECE-3 ile daha geniş alanları görüntüleyebilen, aynı bölgeden daha sık veri alabilen bir yer gözlem uydusu mimarisi oluşturmak üzere adım attık.  İnşa ettiğimiz teknoloji ekosistemiyle; uzayın sunduğu eşsiz fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmaya, uzay teknolojilerini ülkemizin kalkınmasının itici unsurları arasına taşımaya kararlıyız. Milli Uzay Programımızla ülkemizin uzaydaki yol haritasını ortaya koyduk; Türkiye’yi uzayda daha yetkin, daha bağımsız ve daha iddialı bir konuma taşıyacak 10 temel hedef belirledik. Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda on üç bilimsel deneyi başarıyla icra etti. Diğer astronotumuz, Tuva Cihangir Atasever, yedi deney gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçuşunu tamamladı.

AY GÖREVİ GERÇEKLEŞTİREN 9. ÜLKE OLMAYI HEDEFLİYORUZ: Kuşkusuz ki Milli Uzay Programımızın en iddialı, mühendislik açısından en zorlu hedeflerinden biri Ay Araştırma Programımız. Ay, uzay çağının başlangıcından bu yana insanlığın en önemli keşif hedeflerinden biri olageldi. 1960’lı yıllarda hız kazanan Ay araştırmaları, 1969’da insanın Ay’a ilk adımını atmasıyla bilim ve teknoloji tarihinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Bugün ise Ay, yeniden küresel uzay çalışmalarının kalbinde yer alıyor. Zira Ay’ın oluşumu, yüzey özellikleri, radyasyon ortamı, manyetik yapısı ve Güneş ile etkileşimi bilim dünyasının hâlen cevap aradığı pek çok soruyu barındırıyor. Bunun yanı sıra Ay’da gerçekleştirilen araştırmalar, uzun süreli derin uzay operasyonlarında ihtiyaç duyulacak teknolojilerin geliştirilmesi, sınanması ve bu alanda operasyon tecrübesi kazanılması açısından eşsiz bir imkânlar sunuyor. Bugüne kadar yalnızca 8 ülke Ay görevi gerçekleştirdi. Biz de kendi mühendislik kabiliyetlerimizle hayata geçireceğimiz Ay Araştırma Programımızla, Ay görevi gerçekleştiren 9. ülke olmayı hedefliyoruz. Bilim tarihine yön veren bilim insanlarımızın mirasını, Ay yörüngesinde gerçekleştireceğimiz bilimsel araştırmalarla yaşatacağız.

AY UZAY ARACI 2027’İN İLK AYLARINDA FIRLATILACAK: 2027’nin ilk aylarında fırlatmayı planladığımız Ay Uzay Aracımızın, yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşmasını öngörüyoruz. Burada en az üç ay boyunca operasyon yürüteceğiz. Görev performansına bağlı olarak bu süreyi bir buçuk yıla kadar uzatabileceğiz. Görev süresince Güneş rüzgârlarının Ay yüzeyiyle etkileşimini, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmalarını, Ay’ın manyetik alanlarını ve yüzeyin ısıl özelliklerini inceleyeceğiz. Yerli olarak geliştirdiğimiz bilimsel ekipmanlarımızla Ay’daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştireceğiz.

AY UZAY ARACI YÜZDE 80’İN ÜZERİNDE YERLİLİK ORANIYLA ÜRETİLDİ: Uzay aracımızı, bilimsel çalışmalarımızı tamamladıktan sonra kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırmayı hedefliyoruz. Kendi imkânlarımızla geliştirdiğimiz Hibrit İtki Sistemimiz de bu görevin kritik unsurlarından biri olacak. Sistemimizi, yörünge yükseltme manevralarında ve görevin son aşamasında Ay yüzeyine ulaşmak üzere gerçekleştirilecek Ay yörüngesinden çıkarma ateşlemelerinde kullanacağız. Bu bilimsel görevi icra edecek yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay Uzay Aracımızı yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettik. İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde geliştirdiğimiz uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetlerden Ay Uzay Aracımızda yararlandık. Uydu teknolojilerinde yıllar içinde inşa ettiğimiz bilgi birikiminin eseri olan uzay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmalarını başarıyla tamamladık.

AY UZAY ARACI TEST EDİLECEK: Şimdi Ay Uzay Aracımızı, Ay yolculuğu öncesindeki en kritik aşamalardan biri için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezine yolcu ediyoruz.  Burada icra edilecek testlerle; aracımızın fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanımını doğrulayacağız. Isıl vakum testleriyle uzay ortamını, yapısal testlerle fırlatma koşullarını, elektromanyetik uyumluluk testleriyle aracımızdaki sistemlerin birlikte güvenli ve uyumlu şekilde çalışmasını sınayacağız. Testlerin tamamlanmasının ardından, aracımızı TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı devam eden yeni temiz oda ve entegrasyon tesisimize getireceğiz. Buradaki nihai kontrollerin ardından Ay Uzay Aracımızı fırlatma için Kennedy Uzay Üssü’ne göndereceğiz. Hava, saha ve yörünge koşullarının elvermesi hâlinde aracımızı Kendi hibrit itki roket sistemine sahip Ay aracımızı 2027’nin ilk aylarında uzaya göndereceğiz.

200’DEN FAZLA MÜHENDİS EMEK VERDİ: Uzay projeleri, doğası gereği uzun soluklu ve karmaşık mühendislik çalışmalarıdır. Bir uzay aracının uçuşa hazır hâle gelmesi; binlerce parçanın, onlarca alt sistemin ve farklı mühendislik disiplinlerinin kusursuz bir uyum içinde çalışmasıyla mümkündür. Türkiye’nin ilk derin uzay görevi olması bakımından Ay Araştırma Programımızın geldiği aşamayı da bu perspektifle değerlendirmek gerekiyor. 2022 yılının başında resmen başlattığımız programımızda bugün yüzde 77 tamamlanma seviyesine ulaşmış olduk. Üstelik bunu, ülkemizin daha önce gerçekleştirmediği bir derin uzay görevi için, büyük ölçüde kendi insan kaynağımızı, altyapımızı ve yerli teknolojilerimizi değerlendirerek gerçekleştirdik. Ay Uzay Aracımızın geliştirme ve üretim süreçlerinde TÜBİTAK UZAY ve DeltaV’nin yanı sıra yerli teknoloji firmalarımız ve girişimlerimiz de görev aldı. Bugüne kadar 200’den fazla mühendis, araştırmacı ve teknik personel bu büyük hedef için emek verdi. Bu yönüyle Ay Araştırma Programımız, Türkiye’nin yıllar içinde inşa ettiği teknoloji ve mühendislik ekosisteminin ortak eseridir.

ARTEMİS MUTABAKATI: Bildiğiniz gibi 31 Ağustos 2026 tarihinde NASA Genel Merkezinde gerçekleştirdiğimiz imza töreniyle ülkemiz Ay ve diğer gök cisimlerine yönelik yürütülecek sivil uzay faaliyetlerinde uluslararası iş birliklerini teşvik etmeyi amaçlayan çok taraflı bir uzlaşı olan “Artemis Mutabakatı”na katıldı.  Türkiye olarak, uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve tüm insanlığın ortak yararına olacak şekilde keşfedilmesi ve kullanılması hedefleri doğrultusunda uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.

77. ULUSLARARASI UZAY KONGRESİ: 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da düzenleyeceğimiz 77. Uluslararası Uzay Kongresinde tüm dünyadan on bine yakın katılımcıya ev sahipliği yapacak, uzayın geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz. Türkiye olarak adım adım savunma sanayimizdekine benzer güçlü bir ekosistemi uzay alanında inşa etmek üzere Ankara’da TUA, TÜBİTAK ve ODTÜ iş birliğinde bir uzay teknolojileri geliştirme bölgesi kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  Somali’de inşasını sürdürdüğümüz uzay limanı Türkiye’nin uzaya bağımsız erişiminin önünü açacak, küresel düzeyde artan uzaya erişim talebini karşılayarak uzay ekonomisinden daha fazla pay almamızı sağlayacak.