Erdoğan: 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik

Erdoğan: 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 67. Toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdik. Özellikle uydu teknolojilerinde Türkiye’nin son yıllarda kat ettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduk.

Şunu bir defa evvelemirde vurgulamak isterim: Bundan 32 yıl önce Türksat-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. İnançla, azimle, emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihî bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir.

Hatırlarsanız Türksat-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir eda ile yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008’den sonra da devam ettirdik. Türksat-4A 2004’te, Türksat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat-5A ve Türksat-5B’yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat-6A’yı hizmete aldık. Türksat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6’ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10’a yükselmiş oldu.

“Savunma İhracatında Şu Anda Dünyanın En Büyük 11. Ülkesiyiz”

Ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayi alanında da boş durmuyoruz. Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askerî gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50’den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran’da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul’da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Cam Roman Korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri’ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar açık deniz karakol gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik, hayırlı, uğurlu olsun diyorum.

23 Haziran’da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı Sayın Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dahil pek çok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık, yeni hedefimizi ise 15 milyar dolara çıkardık. Müteahhitlik firmalarımız Polonya’da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler, inşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı ve İran krizini ele aldık, her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik.

Filistin’i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya’nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyor, bunun güçlenerek devam etmesini bekliyoruz.

Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Tahtımı veririm, tacımı veririm, ama devletime sığınanları vermem diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze’deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye’ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir.